Kolesterol hayvansal kökenli bir yağ molekülüdür ve insanlar dahil birçok canlıda hücrenin yapı taşlarından biridir. Vücudumuzdaki hücrelerin zarında ve bazı hormonlarımızın yapısında kolesterol molekülü bulunur. Bu nedenle kolesterol yaşam için aslında gerekli bir moleküldür. Kolesterol karaciğerde sentezlenir; sentezinin miktarı besinlerle aldığımız yağlara ama en çok genetik yapımıza bağlıdır. Yani genetik yatkınlığı olan kişilerde karaciğerde kolesterol daha fazla sentezlenir ve kanda kolesterol seviyesi daha yüksektir. Karaciğerde sentezlenen kolesterol bazı taşıyıcı moleküllere bağlanır ve kan yoluyla organlara dağılır.
Kolesterol yaşam için gereklidir ancak kanda belirli bir miktardan fazlası atardamarlara zarar verir. Kandaki kolesterol belirli bir düzeyin üzerine yükseldiğinde damar çeperindeki hücrelerde birikmeye başlar. Hücre içinde biriken fazla kolesterol karmaşık reaksiyonları tetikler. Bu reaksiyonlar hem hücrelerin hem de damar duvarının işlevini ve yapısını bozar. Atardamarların elastikiyetinin bozulduğu ve kanın pıhtılaşma riskinin arttığı bu süreç “ateroskleroz” (damar sertliği) olarak adlandırılır. Damar sertliği çocuk yaşlarda başlayıp hayat boyu devam eder.
Damar sertliği kalp krizinin (enfarktüs), felcin, böbrek yetmezliğinin ve kalp yetersizliği gibi hastalıkların en önemli ve en sık nedenidir.
Yüksek kan kolesterol düzeyi ile kalp krizi, felç ve kalp yetersizliği riski arasında net bir ilişki vardır. Yeni değil, son 50 yıldan bu yana yapılan sayısız araştırma yüksek kolesterolün kalp krizi, felç ve erken ölüm ile ilişkisini tartışmasız bir şekilde ortaya koymuştur.
Hangi kolesterol kötüdür?
Kolesterol yüksekliği ile kalp hastalıkları arasındaki ilişki daha 1960lı yıllarda ortaya konmuştu. Sonradan kolesterolün kanda iki farklı molekül olarak taşındığı anlaşıldı; LDL-kolesterol ve HDL-kolesterol. Bugünkü bilgilerimize göre LDL-kolesterol damar sertliğine sebep olarak kalp krizi ve felç riskini artıran en riskli moleküldür ve tedavi planlarını buna göre yaparız. Diğer yandan HDL-kolesterol ise damar sertliğine karşı “koruyucu” özelliktedir. Özetle, bir kişide LDL-kolesterolün yüksek veya HDL kolesterolün düşük olması kalp krizi ve felç riskini artırır.
Diğer yandan son birkaç senelik bilgilerimize göre HDL kolesterolün 100 mg/dl üzerinde olması halinde de kalp krizi riski artmaktadır. Yani eskiden bildiğimiz “HDL ne kadar yüksek o kadar iyi” ifadesinin yaklaşık 100 mg/dl civarında bir üst sınırı vardır. HDL-kolesterol 100 mg üzerinde olanlar kişilerde de kalp damar hastalığı riskini artmıştır ve ayrıca araştırmak gerekir.
Yüksek kolesterolün tedavi edilmesi kalp hastalığı riskini azaltır mı?
Evet, yüksek LDL-kolesterol tedavi edildiğinde kalp krizi, felç ve ölüm riski azalmaktadır. Daha önce kalp krizi geçirmiş, bypass olmuş veya stent takılmış kişilerde tedavi daha önemlidir. LDL-kolesterol yeteri kadar azaltıldığında bypass damarlarının ve takılmış stentlerin açık kaldığı, yeni bir kalp krizi veya felç riskinin azaldığı kanıtlanmıştır. Ayrıca daha önceden kalp hastalığı olmayan “sağlıklı” kişilerde de yüksek kolesterol tedavisiyle kalp hastalığının, felcin ve ölüm riskinin azaldığı gösterilmiştir. Bu koruyucu düzeylere ulaşabilmek için çoğu zaman kolesterol düşürücü ilaç kullanmak gerekir. Tüm bu bilgilerimiz 1990 lı yıllardan itibaren gözlemsel, genetik ve klinik tedavi çalışmaları ile tartışmasız bir şekilde kanıtlanmıştır. Ayrıca gerçek yaşam rakamları da (nüfus kayıtları ve ilaç kullanma durumu kayıtları) da kolesterol ilaçlarının yararını benzer şekilde kanıtlamıştır.
Aşağıdaki grafikte 2010 yılına dek yapılmışı olan kolesterol tedavi çalışmaları gösterilmektedir. Kolesterol tedavisinin yararlı etkisi için şeki açıklamasına bakınız.
Kimler kolesterol ilacı kullanmalı? Herkes kullanmalı mı?
Hayır, kolesterolü yüksek olan herkesin kolesterol ilacı kullanması tıbben gerekli değildir. Çünkü kolesterol yüksekliği herkes için aynı riske işaret etmeyebilir. Kişinin aile öyküsü (genetik özellikleri), yaşı, menopoz, hipertansiyon ve şeker hastalıkları da çok önemlidir. Kolesterol tedavisinde ilaç gerekip gerekmediğine ve dozuna karar verirken tüm bunları göz önüne alırız. Bir kişi için ilaç tedavisi gerektirmeyen kolesterol değerleri bir başka kişide derhal ilaç başlanmasını gerektirebilir.
Bugünkü bilimsel bilgilere göre önerilen LDL-kolesterol düzeyleri aşağıdaki Tablo da verilmiştir.
Kime, ne zaman, hangi dozda kolesterol ilacı vereceğimize tıbbi çalışmaların sonucuna göre karar veririz.
Siz de kendi risk durumunuzu değerlendirmek için BURADAN tıbbi öneri alabilirsiniz.
Dr. Ali Serdar Fak, http://www.draliserdarfak.com
Kaynaklar:
- European Heart Journal; 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34458905/
- JACC 2018;AHA/ACC/AACVPR/AAPA/ABC/ACPM/ADA/AGS/APhA/ASPC/NLA/PCNA Guideline on the
Management of Blood Cholesterol . DOI: 10.1161/CIR.0000000000001168
Aşağıdaki sayfalarımız da konuyla ilgilidir:



